‘Endişeler ciddiye alınmalı’
29 Ağustos 2008 04:47 | babacan | 0 fav | 0 yorum
| etiket:
büyükanıt
,
konuşmasında veda niteliğinde ilginç ifadeler de kullandı
,
yaşam
2010 yılına kadar Genelkurmay Başkanlığı görevini yapacak olan
Org. İlker Başbuğ uyardı: Toplum yaşamında dini ağırlık olduğu endişesi
taşıyanlar var. Bu endişe ciddiye alınmalıdır
Murat GÜRGEN/ANKARA
ANKARA - Genelkurmay Başkanlığı görevini Orgeneral Yaşar Büyükanıt’tan devralan Org. İlker Başbuğ, törende özetle şöyle konuştu:
LAİKLİK: TSK’nın laikliğe ilişkin vazgeçilmez duruşu Anayasa’nın 24’üncü maddesinde açıkça ifade edilen ’Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi ve hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla ne surette olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez’ ilkesine herkesin sıkı sıkıya bağlı kalması, dinin veya dini duyguların, dince kutsal sayılan şeylerin istismar edilmemesidir. Askerlik mesleği, moral değerlere önem veren mesleklerin başında gelmektedir. Elbette bireysel moral değerler açısından din de bir unsurdur.

ENDİŞE: Toplumun bir kesimi yeni bir kültürel kimliğin, yaşam tarzının oluşumunda dini düşüncelere büyük bir ağırlık verildiğini düşünmekte ve gelişmelerden büyük bir endişe duymaktadır. Bu endişe ciddiye alınmalıdır.
CEMAATLER: Güçlenen bazı cemaatler, ekonomiyi yönlendirmeye, sosyopolitik yaşamı biçimlendirmeye, dine bağlı bir yaşam tarzı olarak sosyal kimliklerini ortaya koymaya çalışmaktadırlar. Bu sosyal gerçek doğru analiz edildiği takdirde bu oluşuma karşı alınacak tedbirlerin başarı şansı olabilir.
ÜNİTER DEVLET: Kimse Türkiye’den belirli bir etnik gruba kültürel alanın dışında, siyasal alanda grupsal düzenlemeler yapmasını ’demokratik istekler’ aldatmacasıyla gizleyerek isteyemez ve bekleyemez. Her konuyu tartışabilme özgürlüğü, devletlerin varlığını riske sokacak konuları içermez. Üniter devlet yapısına zarar verecek düzenlemelerden ve düşüncelerden kaçınılmalıdır.
TÜRK MİLLETİ: Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal ve arkadaşları, ulusu oluşturan bütün unsurların varlığını ve farklı alt kimliklerini hiçbir zaman inkar etmemişlerdir. Farklı kimliklerini korurken, ortak paydalar üzerinde kendi istekleriyle birleşen ve bir üst kimlik altında yaşamayı kabul edenlere ’Türk Milleti’ ismini vermişlerdir. Türkiye’nin bütün vatandaşları ’Ne Mutlu Türküm’, ’Türk Ulusunun Bir Ferdiyim, Vatandaşıyım’ demekten çekinmemeli.
ULUS DEVLET: Türkiye’nin ulus devlet yapısı tartışılacak ve tartışmaya açılabilecek bir konu değildir. Bu yapı Türkiye’nin varlığı ile doğrudan doğruya ilgilidir. Devlet içinde entelektüel tartışmaların yapılabilir olması, devleti ayakta tutan unsurların tartışmaya açılması anlamını taşıyamaz. Bu gerçek Türkiye için değil, çağdaş devlet tanımı taşıyan tüm devletler için geçerlidir.
DEMOKRASİ: Devlet, birey ve özgürlük kavramları var olabilmek için birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Hassas dengenin korunması demokrasiler için özel önem taşır. Dengeyi korumak ise siyaset adamlarına düşen önemli görevdir.
5 alıntı yaptı 5 alıntı yaptı
Org. Başbuğ konuşmasında alıntılara da başvurdu. Kaynak belirtmeksizin “Tarih ilerisini göremeyenler için acımasızdır” sözünü kullanan Başbuğ, konuşması devam ederken 4 alıntı daha yaptı:
- Napolyon’dan: Bir ülkenin coğrafyası o ülkenin kaderidir.
- Düşünür Habermas’dan: Uluslar üstü kuruluşların oluşturduğu uluslararası sahnede ve küresel oyuncular arasında ulus devletler hala en önemli oyunculardır.
- Atatürk’ün 10. Yıl Nutku’ndan: Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkaracağız.
- Prof. John Esposito: Demokrasinin aşırı şekilde popüler amaçlara yönlendirilmesi de, laik düzenin alehine sonuçlar doğurabilir.
Artık hür generalim!
GENELKURMAY Başkanlığı görevini Orgeneral İlker Başbuğ’a devreden Orgeneral Yaşar Büyükanıt, “Bugün gerek Atatürk milliyetçiliğinin birleştirici ve kucaklayıcılığı niteliklerinden uzaklaşılarak etnik milliyetçiliğe ve bölücülüğe dayandırılan girişimler gerekse Türkiye Cumhuriyeti’nin laik ve demokratik yapısını, çağdaş kazanımlarını ortadan kaldırmayı amaçlayan irtica iki ciddi tehdit olarak karşımızdadır” dedi. Terör konusuna da değinen Büyükanıt, “Yılanın başı Irak’ın kuzeyinde, kuyruğu da ülkemizin içindedir. Yılanın başını ezmeden kuyruğunu koparmamızın çok fazla bir faydası da yoktur” diye konuştu.
Büyükanıt, konuşmasında veda niteliğinde ilginç ifadeler de kullandı. Büyükanıt şöyle dedi: “Onurla taşıdığım bu üniformamı bugün son kez giyiyorum. Yıllar önce General Douglas Mc Arthur’un 1951 yılında Meclis’te yaptığı bir veda konuşmasını okudum. Emekli oldu. Son sözleri şöyleydi ’Orduda 52 yıldır sürdürdüğüm görevim sona eriyor. Orduya katıldığımda tüm çocukluk hayallerim ve ümitlerim gerçekleşmiş oldu. Uzun hizmet yıllarından sonra hatırımda kalan bir askeri marşın nakaratı şöyleydi ’Eski Askerler asla ölmezler, sadece gözden kaybolurlar’. ’Şu an bu marştaki gibi ben de askeri kariyerinin sonuna gelmiş biri olarak sadece gözden kayboluyorum. Kalbim hep Silahlı Kuvvetler’in sıcak duygusuyla yaşamaya devam edecek.”
Büyükanıt, resepsiyonda sohbet ederken de “Orgeneraldim, artık hür generalim” dedi.
Baykal gecikti, kapıda kaldı!
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, başlama saati 17.00 olan Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’ndaki devir teslim töreni için 16.45’de evinden çıktı. Yoğun trafiğe, Genelkurmay kavşagında tören nedeniyle oluşan yoğunluk eklenince Baykal, törene zorlukla yetişti. Baykal, koşar adımlarla devir teslimin yapıldığı salonun kapısına geldiğinde, İstiklal Marşı okunuyordu. Baykal, İstiklal Marşı’nın bitmesini salonun kapısında bekledi. CHP liderine davetlileri karşılayan albay rutbesindeki protokol subayı, “Genelkurmay Başkanımızın kesin talimatı var. Tören başladıktan sonra kimseyi içeri alamıyoruz. Özür dileriz” dedi. Baykal’a dilerse bahçedeki resepsiyona katılabileceği belirtildi. Baykal, “O zaman yeni Genelkurmay Başkanımız ve görevi bırakan Genelkurmay Başkanımıza tebriklerimi iletin” deyip, ayrıldı.,kaynak,vatan
Murat GÜRGEN/ANKARA
ANKARA - Genelkurmay Başkanlığı görevini Orgeneral Yaşar Büyükanıt’tan devralan Org. İlker Başbuğ, törende özetle şöyle konuştu:
LAİKLİK: TSK’nın laikliğe ilişkin vazgeçilmez duruşu Anayasa’nın 24’üncü maddesinde açıkça ifade edilen ’Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi ve hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla ne surette olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez’ ilkesine herkesin sıkı sıkıya bağlı kalması, dinin veya dini duyguların, dince kutsal sayılan şeylerin istismar edilmemesidir. Askerlik mesleği, moral değerlere önem veren mesleklerin başında gelmektedir. Elbette bireysel moral değerler açısından din de bir unsurdur.

ENDİŞE: Toplumun bir kesimi yeni bir kültürel kimliğin, yaşam tarzının oluşumunda dini düşüncelere büyük bir ağırlık verildiğini düşünmekte ve gelişmelerden büyük bir endişe duymaktadır. Bu endişe ciddiye alınmalıdır.
CEMAATLER: Güçlenen bazı cemaatler, ekonomiyi yönlendirmeye, sosyopolitik yaşamı biçimlendirmeye, dine bağlı bir yaşam tarzı olarak sosyal kimliklerini ortaya koymaya çalışmaktadırlar. Bu sosyal gerçek doğru analiz edildiği takdirde bu oluşuma karşı alınacak tedbirlerin başarı şansı olabilir.
ÜNİTER DEVLET: Kimse Türkiye’den belirli bir etnik gruba kültürel alanın dışında, siyasal alanda grupsal düzenlemeler yapmasını ’demokratik istekler’ aldatmacasıyla gizleyerek isteyemez ve bekleyemez. Her konuyu tartışabilme özgürlüğü, devletlerin varlığını riske sokacak konuları içermez. Üniter devlet yapısına zarar verecek düzenlemelerden ve düşüncelerden kaçınılmalıdır.
TÜRK MİLLETİ: Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal ve arkadaşları, ulusu oluşturan bütün unsurların varlığını ve farklı alt kimliklerini hiçbir zaman inkar etmemişlerdir. Farklı kimliklerini korurken, ortak paydalar üzerinde kendi istekleriyle birleşen ve bir üst kimlik altında yaşamayı kabul edenlere ’Türk Milleti’ ismini vermişlerdir. Türkiye’nin bütün vatandaşları ’Ne Mutlu Türküm’, ’Türk Ulusunun Bir Ferdiyim, Vatandaşıyım’ demekten çekinmemeli.
ULUS DEVLET: Türkiye’nin ulus devlet yapısı tartışılacak ve tartışmaya açılabilecek bir konu değildir. Bu yapı Türkiye’nin varlığı ile doğrudan doğruya ilgilidir. Devlet içinde entelektüel tartışmaların yapılabilir olması, devleti ayakta tutan unsurların tartışmaya açılması anlamını taşıyamaz. Bu gerçek Türkiye için değil, çağdaş devlet tanımı taşıyan tüm devletler için geçerlidir.
DEMOKRASİ: Devlet, birey ve özgürlük kavramları var olabilmek için birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Hassas dengenin korunması demokrasiler için özel önem taşır. Dengeyi korumak ise siyaset adamlarına düşen önemli görevdir.
5 alıntı yaptı 5 alıntı yaptı
Org. Başbuğ konuşmasında alıntılara da başvurdu. Kaynak belirtmeksizin “Tarih ilerisini göremeyenler için acımasızdır” sözünü kullanan Başbuğ, konuşması devam ederken 4 alıntı daha yaptı:
- Napolyon’dan: Bir ülkenin coğrafyası o ülkenin kaderidir.
- Düşünür Habermas’dan: Uluslar üstü kuruluşların oluşturduğu uluslararası sahnede ve küresel oyuncular arasında ulus devletler hala en önemli oyunculardır.
- Atatürk’ün 10. Yıl Nutku’ndan: Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkaracağız.
- Prof. John Esposito: Demokrasinin aşırı şekilde popüler amaçlara yönlendirilmesi de, laik düzenin alehine sonuçlar doğurabilir.
Artık hür generalim!
GENELKURMAY Başkanlığı görevini Orgeneral İlker Başbuğ’a devreden Orgeneral Yaşar Büyükanıt, “Bugün gerek Atatürk milliyetçiliğinin birleştirici ve kucaklayıcılığı niteliklerinden uzaklaşılarak etnik milliyetçiliğe ve bölücülüğe dayandırılan girişimler gerekse Türkiye Cumhuriyeti’nin laik ve demokratik yapısını, çağdaş kazanımlarını ortadan kaldırmayı amaçlayan irtica iki ciddi tehdit olarak karşımızdadır” dedi. Terör konusuna da değinen Büyükanıt, “Yılanın başı Irak’ın kuzeyinde, kuyruğu da ülkemizin içindedir. Yılanın başını ezmeden kuyruğunu koparmamızın çok fazla bir faydası da yoktur” diye konuştu.
Büyükanıt, konuşmasında veda niteliğinde ilginç ifadeler de kullandı. Büyükanıt şöyle dedi: “Onurla taşıdığım bu üniformamı bugün son kez giyiyorum. Yıllar önce General Douglas Mc Arthur’un 1951 yılında Meclis’te yaptığı bir veda konuşmasını okudum. Emekli oldu. Son sözleri şöyleydi ’Orduda 52 yıldır sürdürdüğüm görevim sona eriyor. Orduya katıldığımda tüm çocukluk hayallerim ve ümitlerim gerçekleşmiş oldu. Uzun hizmet yıllarından sonra hatırımda kalan bir askeri marşın nakaratı şöyleydi ’Eski Askerler asla ölmezler, sadece gözden kaybolurlar’. ’Şu an bu marştaki gibi ben de askeri kariyerinin sonuna gelmiş biri olarak sadece gözden kayboluyorum. Kalbim hep Silahlı Kuvvetler’in sıcak duygusuyla yaşamaya devam edecek.”
Büyükanıt, resepsiyonda sohbet ederken de “Orgeneraldim, artık hür generalim” dedi.
Baykal gecikti, kapıda kaldı!
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, başlama saati 17.00 olan Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’ndaki devir teslim töreni için 16.45’de evinden çıktı. Yoğun trafiğe, Genelkurmay kavşagında tören nedeniyle oluşan yoğunluk eklenince Baykal, törene zorlukla yetişti. Baykal, koşar adımlarla devir teslimin yapıldığı salonun kapısına geldiğinde, İstiklal Marşı okunuyordu. Baykal, İstiklal Marşı’nın bitmesini salonun kapısında bekledi. CHP liderine davetlileri karşılayan albay rutbesindeki protokol subayı, “Genelkurmay Başkanımızın kesin talimatı var. Tören başladıktan sonra kimseyi içeri alamıyoruz. Özür dileriz” dedi. Baykal’a dilerse bahçedeki resepsiyona katılabileceği belirtildi. Baykal, “O zaman yeni Genelkurmay Başkanımız ve görevi bırakan Genelkurmay Başkanımıza tebriklerimi iletin” deyip, ayrıldı.,kaynak,vatan
