| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

MAGAZİN AJANI

Yazılar arşiv 07.2008 Other entries in 2008-07 resimler , videolar

TÜRK KIZILAYI İHTİYAÇ DUYULAN KANLARI HASTANELERE SEVK ETTİ

AA


Türk Kızılayı Çapa Kan Merkezi'nin
Güngören'de meydana gelen patlamaların ardından, ihtiyaç duyulan kanları
yaralıların tedavi gördüğü hastanelere sevk ettiği bildirildi.

Türk Kızılayı'ndan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Güngören'de meydana gelen patlamanın ardından Türk Kızılayı Çapa Kan
Merkezi, yaralıların kan ihtiyacını karşılamak üzere harekete geçti.

Bölgedeki hastanelerle temas kuran Çapa Kan Merkezi ihtiyaç duyulan
kanları hastanelere sevk etti. Kızılay ayrıca patlama bölgesine,
bünyesinde bulunan tıp merkezlerinden ambulans sevk ederken, Marmara
Afet Müdahale ve Lojistik Merkezi de ortaya çıkacak ihtiyaçlar için
hazırlıklarına başladı."

İşte ölü ve yaralıların kimlikleri


17 kişi hayatını kaybetti, 154 kişi hastanelerde

17 kişinin hayatını kaybettiği patlamalarda şu ana kadar 154 kişi hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.

Yaralıların, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi, İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Özel İstanbul İlgi Hastanesi, Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındığı kaydedildi.



Hayatlarını kaybedenler

Patlamada Aleyna Çelik (4), Murat Ağca (13), Perihan Durmuşoğlu, Yavuz Öztürk (26), Abdullah Güler (63), Servet Aşan (49), Halit Öge (51), Halil Makaracı (51), Macide Aydın, Fadime Başkan, Dursun Ali Aydemir, Şeyma Özkan (12), Hayrettin Güler, Taha Yıldız (5) ve 60 yaşlarındaki bir kişi hayatını kaybetti.

Emre’nin hocası patlama kurbanı

BAĞCILAR Galatasaray Futbol Okulu Teknik Sorumlusu Hayrettin Güler kuşlarına yem almaya giderken patlamada yaşamını yitirdi. Hayrettin Güler’in aynı zamanda Emre Bölezoğlu’nun Zeytinburnuspor’da da hocalığını yaptığı belirtildi.



Olayda yaralananlardan ismi tespit edilen diğer kişiler ve bulundukları hastaneler ise şunlar:

Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi: Tahir Yıldırım, Uğur Kılıçarslan, Dilek Karahan, Neriman Güner, Hikmet Ali Erin, Remzi Tanrıkulu, Buse Hazarlı, Selma Koska, Nurten Süpürgeci, Bekir Demir, Erdi Kılıçsoy, Süleyman Çamur, Erdal Çelebi, Rahime Güneşgil, Sebiha Karınca, Ahmet Karınca, Sabriye Karınca, Vedat Karınca, Hayriye Yardım, Mehmet Turan, Başaran Üstünel, Yılmaz Erinç, Gülsüm Irazlı.



JFK Hospital İstanbul: Furkan Kuru, Enver Menekşeoğlu, Fikriye Çamlıbel.

ngören Özel İlgi Hastanesi: Muhtar Gelve, Yasin İnceyılmaz, İbrahim Aykut, Gülşah Keçeci, Samet Algül, İrfan Fırat.

International Hospital: Bedir Onur Dağdeviren.

Güngören'deki Özel Kolan Hastanesi: Ramazan Kırıktaş, Selçuk Satil, Özcan Güneş.

Bağcılar Devlet Hastanesi: 4 yaralı var, 7 yaralı da tedavilerinin ardından taburcu edildi.

Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi: Semih Maden, Tuğba Gök, Sümeyye Bilgi, Abdullah Dinleyici, Himmet Ali Erinç, Mehmet Durak, Kamuran Altıkardeş, Emine Gök, Elmas Ercan, Fatma Kaboğlu.

İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi: Süleyman Özdemir, İrfan Özyalçın, Ali Osman Yiğit.



İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi: Şaban Sakarya, Asım Balkan, Bekir Uslu, Saffet Kaya, Onur Bozkurt, Ali Osman Aydemir, Bekir Dağdeviren, Perihan Özkul, Umut Aydın, Onur Aydın, Songül Demirpolat, Yunus Emre Azizoğlu, Nilgün Yücel, Abdullah Dinleyici, Yakup Geridönmez, Mehmet Demirpolat, Feyat Yasak, Sadık Kılıç, Remzi Tanrıkulu ve 3 yaşında ismi belirlenemeyen bir çocuk.

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi: Mehmet Koç, Ahmet Yıldız, Oya Kuş, Aslıhan Korkmaz.

Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi: Yeşim Azali, Zeynep Atakol, Sanem Gelve, Hanife Kağızmanlı, Tahsin Kalkanoğlu, Şengül Yıldızlı, Gülsüm Gazi.

Neden Güngören seçildi?

Patlamanın ardından ilçe halkının ifadesine göre, Güngören’de son 1 haftadır güvenlik önlemleri olağanüstü artırılmıştı sokaklarda kontrol yapan polis “şüpheli” arıyordu.

Başbakan’ın programı iptal

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam Zeytinburnu Veliefendi Hipodromu’nda saat 20.00’de katılacağı 57. Başbakanlık Kupası Koşusu at yarışına katılacaktı. Ancak Erdoğan’ın programı son dakikada iptal edildi.

Erdoğan’ın, koşuya katılması planlanan saatten 1 saat 45 dakika sonra 2 kilometre uzakta, Güngören’de patlama gerçekleşti. Erdoğan’ın programının iptal edilmesinin, güvenlik gerekçesiyle olduğu öne sürüldü.
Ancak Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, programın iptal edilmesinin olayla bir ilgisinin bulunmadığını, Erdoğan’ın dün sabah saatlerinde kendisini arayarak programa katılamayacağını söylediğini belirtti.

Arslan’ın babası hesaptaki 100 bin YTL’yi açıkladı

"Hesabımızdaki paranın kaynağını devlet biliyor."

Ömür ÜNVER / ANKARA


“Hesabımızdaki paranın kaynağını devlet biliyor. Alparslan’ın sattığı dairesi, olayda kullandığı aracın satışından elde edilen para, emekli ikramiyem ve bir avukatlık ücretinden oğlumun kazandığı 20 bin YTL’lik çekin tahsil edilmesidir.”

Ergenekon iddianamesinde Danıştay ve Cumhuriyet Gazeteleri saldırıları sonrası banka hesap hareketlerinde dikkat çekici artış olduğu ileri sürülen saldırgan Alparslan Arslan’ın babası İdris Arslan “Devlet bu paranın kaynağını biliyor. Savcı sorsaydı söylerdim” diye konuştu.

İddianamede, Arslan’ın anne babasının hesaplarındaki artış tutarının toplam olarak 32 bin 200 Euro, 30 bin ABD doları olduğu, 1 ABD doları 1.25 YTL ve 1 Euro 1.95 YTL kurları dikkate alınarak hesaplama yapıldığında toplam para giriş tutarının 100 bin 290 YTL karşılık geldiği belirtilmiş “Emekli maaşıyla bunun olamayacağı” vurgulanmıştı.

“Belgelerle açıklayabilirim”

VATAN’a konuşan Alparslan Arslan’ın babası İdris Arslan “devletin paranın kaynağını bildiğini”, “kendilerine sorulması durumunda da bunu belgeleriyle açıklayabileceklerini” söyledi.

2006 yılı Eylül ayında Milli Eğitim Müfettişliği görevinden emekliye ayrılıp Elazığ’dan İstanbul’a taşındıklarını hatırlatan baba Arslan, bankadaki paranın 48 bin YTL’sinin 2006 Eylül ayında emekli olması nedeniyle verilen ikramiye parası olduğunu, 40 bin dolara yakın kısmının olaylardan 2-3 yıl önce Alparslan’ın bir arkadaşıyla Kadıköy’de ortak aldığı bir evin satışından geldiğini, 16 bin YTL’sinin Danıştay saldırısı sırasında da kullanılan Alparslan’ın Opel marka aracının satışıyla sağlandığını, 20 bin YTL’sinin de saldırı sırasındaki soruşturmada da gündeme gelen çantasındaki çekin tahsilinden geldiğini söyledi.

Kalan para ne kadar?

Bunların hepsinin ilgili kurumlardan belgelerinin temin edilebileceğini kaydeden Arslan, “ilk hesap açılırken yanında kimlik olmaması nedeniyle zorunlu olarak eşinin adına hesap açtırdıklarını ancak daha sonra kendi adına da bir hesap açtırıp paranın bir kısmını buraya yatırdıklarını” anlattı.

Yaklaşık 2,5 yıllık dava sürecinde 180 bin kilometre yol gittiğini kaydeden baba Arslan, bu nedenle harcamalar yaptıklarını belirterek, şu anda kendi hesabında 20 bin Euro, eşinin hesabında da 7 bin Euro ve 24 bin dolar bulunduğunu ifade etti. Arslan, “Biz şerefimiz için yaşayan insanlarız, 100 bin- 200 bin dolarlarla işimiz olmaz” dedi.

Kur’an da gönderdim

Alparslan’ın isteği üzerine cezaevinde bulunan diğer arkadaşlarına zaman zaman küçük miktarlarda para yatırdığını kabul eden İdris Arslan, “Benim devletten gizli yaptığım birşey yok. Herşey kayıtlı. Oğlum bana ’Baba bunların ekonomik durumları kötü. Ayrıca benden para da istiyorlar. Bunlar adına da para yatır’demesi üzerine, bu kişiler adına para yatırdım” dedi. Arslan, bunlardan ikisinin parayı iade ettiğini de vurguladı. İdris Arslan, yine oğlunun isteği üzerine cezaevindeki bu kişilere Kuran-ı Kerim gönderdiğini de belirtti.

Polis, ilk ifademi okumadan imzalattı

İdris Arslan iddianamede Danıştay saldırısının ardından Ankara Emniyeti’nde verdiği ifade ile sonrasındaki açıklamaları arasındaki farklılığın nedenini ise şöyle açıkladı: “Ankara Emniyeti’nde arkadaşlar, gece 1,5- 2 gibi ifademi almaya başladılar. Müfettiş olduğum için ifade alma işlemini bilirim. ’Ben söyleyeyim siz yazın’ dedim. Birşeyler söyledim. Sonra okumak istedim ama ’Hocam çok geç oldu’ dediler. Sonra beni Avukat Abdurrahman Bey uyardı. İfademi hatırlattı. Ama bizim arkadaş çevremiz bizi tanıyor ve biliyor.”

'Kemalizm'i AKP sarstı, iyi geçinin'

Kürdistan Yurtseverler Birliği, DTP’nin AKP konusundaki tavrını eleştirdi

Celal Talabani'nin lider olduğu Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (KYB) Ankara Temsilcisi Bahroz Galali, DTP’nin AKP konusundaki tavrını eleştirdi. Galali, “Şimdiye kadar Türkiye’deki Kemalist ilkeleri kim sarstı? Kuşkusuz ki AKP ve Türkiye’de Kemalizm, hep Kürtlere karşı oldu” iddiasında bulundu.

Bahroz Galali, KYB sitesince yayınlanan makalesinde DTP’nin ikinci kurultayın bu günlerde yapılmasının özellikle önemli olduğunu belirterek “demokrasi ve barış destekçisi” Türk’ün genel başkan olarak seçilmesini “cesur” bir adım olarak nitelendirdi. DTP’nin, Türkiye’deki demokratik mücadele ile baş edebilmesi amacıyla “barışçıl, ılımlı ve esnek bir politika”yı benimsemesi gerektiğini de savunan Galali, makalesinde gelecek yıl Türkiye’de yapılacak yerel seçimler konusunda da DPT’yi uyardı.

Galali, DTP’nin “gül demedi” politikasını izlememesi halinde “Önümüzdeki seçimlerde DTP’nin ellerindeki belediyeleri kaybedeceği ve AKP’nin galip geleceği konusunda kuşku yok” diye yazdı.

DTP’nin AKP ile derin görüş ayrılığı içinde olduğunu sık sık hissettiklerini belirten Galali, PKK’ya hiç değinmediği makalesinde şöyle devam etti:

“Şimdiye kadar Türkiye’deki Kemalist ilkeleri kim sarstı? Kuşkusuz ki AKP ve Türkiye’de Kemalizm hep Kürtlere karşı oldu. Meseleyi şöyle ifade edelim: Kürtler için hangisi daha iyi, Türkiye’de Kemalizm’in güçlü olması mı, zayıf olması mıdır? Bu sorunun, AKP’yi rakip görenler tarafından cevaplandırılsın. Bence, bu çok büyük bir siyasi hata. AKP, Kürt sorunu konusunda önceki iktidar partilerinden çok daha iyidir.” (ANKA)

Baykal'dan 'sessiz yürüyüş' çağrısı

'Milli bir tepki gösterilmeli. Bütün Türkiye ayağa ayağa kalkmalı.'

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, İstanbul Güngören’deki patlamanın ardından olay yerinde yaptığı açıklamada, “Toplumsal tepki, milli kararlılık çok yüksek düzeyde ortaya konulmalı. Türkiye ayağa kalkmalı miting değil, sessiz bir yürüyüş.. Kimse de bunu bir parti olayı olarak görmesin. Hep birlikte ayağa kalkalım, bunu lanetleyelim” dedi. Güngören’de meydana gelen patlamalar nedeniyle olay yerine gelen CHP Lideri Baykal, yaşamını yitirenlerin aileleri ve yaralıları ziyaret etti. Güngören’de esnaf ve vatandaşlarla sohbet eden Baykal’a, CHP Genel Başkan Yardımcıları Bihlun Tamaylıgil, Yılmaz Ateş, Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ve CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ile çok sayıda parti yöneticisi eşlik etti. Baykal, incelemelerinin ardından gazetecilere açıklama yaptı ve soruları yanıtladı.

Baykal, olay yerinde incelemeler yaparak durumu gördüklerini, yetkililerden bilgi aldıklarını belirterek, terörün bir kez daha İstanbul’u vurduğunu ifade etti. Olayın çok açık olarak doğrudan masum insanları hedef alan bir saldırı olduğunu söyleyen Baykal, “Tamamen sivil halkın akşam saatlerinde sokakta, yolda dolaşmakta olduğu, kimin kurban olacağı hiç düşünülmeden gerçekleştirilmiş hain bir saldırıdır. Bu saldırı rakamlara göre 17 kardeşimizi aramızdan alıp götürdü. Bu olayın bir insafsız acımasız, vahşi bir terör saldırısı olduğu açıktır” dedi.


-“HİÇBİR SİYA İNSAN HAYATINDAN DAHA ÖNEMLİ SAYILAMAZ”

Hiçbir siyasetin insan hayatından önemli sayılamayacağını vurgulayan Baykal şunları söyledi:
“Bir tek masum insanın hayatını tehlikeye atarak dahi hiçbir siyasi hedefi takip etmek mümkün değildir. Hiçbir siyaset insan hayatından önemli sayılamaz. Bugün burada gerçekleştirilen terörist saldırı siyasi amaçlarla gerçekleştirilmiştir. Bunun kurbanları da toplumun en temiz en masum siyasetle hiçbir ilişkisi olmayan insanlarıdır. Nasıl olur da siyasetle hiçbir ilişkisi olmayan insanların ölümünü göze alabilirsiniz. Bu saldırı, umutsuzluğun, bu yenilginin, bu bir davayı takip edemez olmuş olmanın tepkisinin bombasıdır. Bu saldırılar ile bir yere varılmaz. Türkiye’nin her yerinde bütün insanlarımızı yürükten yaralamıştır. Bu olayı gerçekleştirilenlere lanet okunmaktadır.”


-“SESSİZ BİR YÜRÜŞLE LANETLENMELİ”

Baykal söz konusu terörist saldırının, çok karalı, büyük bir tepki ile ortaya konulması gerektiğini söyleyerek, bunu yapanlara karşı milli bir tepkinin gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’yi teröre karşı ayağa kalmaya çağıran Baykal şöyle konuştu:
“Bir milli lanet kampanyası ortaya koymalıyız ve bunları yapanları yapamaz hale getirmeliyiz. Böyle siyaset mi olur, böyle mücadele mi olur? Bunu haklı sayan zihniyeti nasıl onaylayabilirsiniz? Buraya derhal koştum geldim aileleri ziyaret ettim, yetkililerden bilgi aldım. Bu olayı hep birlikte lanetleyeceğiz. Toplumsal, milli karalılık çok yüksek düzeyde ortaya konulmalı. Türkiye ayağa kalkmalı miting değil, sessiz bir yürüyüş.. Biz parti olarak inisiyatif almayı istemeyiz bu işi politize etmek anlamına gelir. Kimse de bunu bir parti olayı olarak görmesin. Hep birlikte ayağa kalkalım bunu lanetleyelim. Vatandaşlarımız tartışmaların dışında olayları sükunetle izliyor.”

Medya terörün propagandasını yapıyor' -

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çok sayıda bakanla birlikte İstanbul’a gelerek bombalı terör saldırısının yaşandığı Güngören'de incelemelerde bulundu.

Erdoğan’ın olayın gerçekleştiği bölgede yaptığı incelemeye Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Cemil Çiçek, Nazım Ekren ve Hayati Yazıcı, Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da katıldı. Erdoğan, İstanbul Valisi Muammer Güler'den saldırıya ilişkin bilgi aldı. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı bölgede Erdoğan, vatandaşlarla görüştü. Erdoğan, daha sonra Güngören'de vatandaşlara hitap etti.

Birlik ve beraberlik çağrısı yapan Erdoğan, medyayı şu sözlerle uyardı: Medya terör örgütünün propagandasını yapıyor. Kan revan içindeki görüntüleri yayınlayarak halkımızı yaralıyor.Gün birlik olma günüdür. terörün dini olmaz.

ERDOĞAN, PATLAMADA ÇOCUĞUNU
KAYBEDEN ÖZKAN AİLESİ'NE BAŞSAĞLIĞI
ZİYARETİNDE BULUNDU



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Güngören'de
incelemeleri sırasında, patlamada hayatını kaybeden Şeyma Özkan'ın
ailesini ziyaret ederek başsağlığı dileğinde bulundu.

Başbakan Erdoğan, Tevfik Fikret Sokağı Yıldırımlar Apartmanı'nda oturan
Şeyma Özkan'ın ailesini ziyaret etti.

Ziyaretin ardından çevredeki esnafa "Geçmiş olsun" diyen Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, bombanın konulduğu beton çöp kutusunu da bir süre
inceledi.

Başbakan Erdoğan'ın bölgedeki gezisi sırasında caddeye sokulmayan ve
güvenlik şeridi dışında bekleyen vatandaşlar, "Kahrolsun PKK",
"Şehitler ölmez, vatan bölünmez" ve "Başbakan buraya" diye slogan
attı. Vatandaşlar toplu halde İstiklal Marşı'nı da okudular.

Bu arada, patlamanın olduğu sokaktaki binaların çoğuna vatandaşlar
tarafından Türk bayrakları asıldı.

Emre Belözoğlu'nu yıkan haber!

Güngören'deki patlamada can verenlerden biri futbolcu Emre Belözoğlu'nun çok yakınıydı

Güngören'de meydana gelen patlamada ünlü futbolcular Emre Belözoğlu ve Arif Erdem'in Zeytinburnuspor'dan antrenörü olduğu öğrenilen Hayrettin Güner'in öldüğü öğrenildi.

Güner'den geriye, Emre Belezoğlu ile çektirdiği resimleri ve hoca olarak çıktığı futbol maçlarına ait fotoğraf ve görüntüleri kaldı.

Edinilen bilgiye göre patlamanın meydana geldiği yerde oturan CSF Bağcılar Spor Kulübü Antrenörü ve Galatasaray Bağcılar Futbol Okulu Teknik Sorumlusu Hayrettin Güner, kuşlarına yem almak için evinden çıktı. Güner, kuşçuya gittiği sırada meydana gelen patlamalarda hayatını kaybetti. Tecrübeli teknik adamın cansız bedeni olaydan hemen sonra Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu'na getirildi.



Cenazenin gelmesinin ardından Güner'in ailesi, iş arkadaşları ve yakınları da Adli Tıp Kurumu'na akın etti. Hayrettin Güner'in eşi Bengü Güner de gelenler arasındaydı.

Ayakta durmakta zorlandığı ve sinir krizleri geçirdiği gözlenen Bengü Güner, olayın faillerine lanetler yağdırdı. Eşinin saka kuşu beslediğini ve kuşlarına yem almak için evden çıktığını belirten Güner, "Hayrettin'in iki tane kuşu vardı. Onlara gözü gibi bakıyordu. Marketin yanında bir kuşçu vardı ve yemler sadece orada satılıyordu. Eşim yemleri almaya gitmişti. Fakat gelmedi, gelemedi" diye konuştu.

Damadı Güner'in ünlü futbolcular Emre Belezoğlu ile Arif Erdem'i Zeytinburnuspor'da oynadığı zamanlarda teknik direktörlüğünü yaptığını belirten Kayınpeder Şenol Kelebekler, ünlü futbolcuların son vazifeleri olan cenaze namazına katılmalarını beklediklerini ifade etti.

Güner'in bir çocuk babası olduğu öğrenildi.

Doğacak bebeğine alışverişe çıkmıştı

 
7 aylık hamileydi... Uzun süre sonra o akşam sokağa çıkmıştı....

Güngören'de meydana gelen bombalı saldırı, İkiz Ailesi'nin de hayallerini yıktı. Düşük tehlikesi nedeniyle uzun zamandır sokağa çıkmadığı öğrenilen 7 aylık hamile Filiz İkiz, doğacak çocuğu için alışveriş yapmak üzere eşi İlhan İkiz ile birlikte dışarıya çıktı.



İlhan İkiz, meydana gelen ilk patlamada yaralananlara yardıma koşarken, 7 aylık hamile eşine, "Sen biraz uzakta bekle" dedi. Yaşadığı korkunun etkisiyle bir köşede eşini bekleyen Filiz İkiz, meydana gelen ikinci patlamada hayatını kaybetti.

İkinci patlamayla birlikte eşine doğru koşan İlhan İkiz, kanlar içinde yerde yatan Filiz İkiz'i çevredekilerin de yardımıyla hastaneye kaldırdı. Hastanede, eşinin karnındaki çocuğuyla birlikte öldüğü haberiyle yıkılan İlhan İkiz, sinir krizleri geçirdi.





Talihsiz kadının babası Himmet Çağlan, kızının uzun zamandır ilk kez dün gece alışverişe gitmek üzer eşi işle birlikte evden çıktığını belirterek, "Çok üzgünüz. Evime Türk bayrakları asmıştım ve şimdi bu saldırganlara inat evimi Türk bayraklarıyla donatacağım" diye konuştu. Acılı baba saldırıyı gerçekleştirenlere ise lanet yağdırdı. Saldırıda yaşamını yitiren Filiz İkiz'in kız kardeşi de, ablasının doktor iziyle uzun zaman sonra ilk kez dışarı çıktığını belirtti.

HAİN SALDIRININ EN GENÇ KURBANI



Güngören'deki patlamada ağır yaralanan 3 yaşındaki Aleyna Çelik, kaldırıldığı İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hayatını kaybetmişti.

Torununu kaybeden Satı Çelik, oğlu Mustafa Çelik ile birlikte uzun süre gözyaşı döktü.

Torunu Aleyna'nın annesi Melike Çelik ile birlikte anneannesi Perihan Özkul'u ziyarete gittiklerini ve o akşam gezmek için dışarı çıktıklarında patlamanın olduğunu belirtti. Patlamada torunun öldüğünü, annesi Melike Çelik ile anneannesi Perihan Özkul'un da yaralandığını kaydeden Satı Çelik, "Ocakları sönsün. Yavruma rastladı" dedi.


SALDIRININ DİĞER ÇOCUK KURBANLARI



Saldırının çocuk kurbanlarından Furkan Şentürk ve Murat Ağca askeri liseyi kazanmıştı.


Yaralı anne çocuğunu bırakmadı

Güngören'de önce bir küçük 'tuzak patlama' ardından ölüm saçan ikincisi.

Terör karanlık yüzünü bir kez daha göstermişti.

Adres Güngören Menderes Caddesi idi. Trafiğe kapalı caddede yaz sıcağında evlerinden kaçıp yürüyüş yapanlar ölüm kapanına yakalandı.

Patlamadan sonra tam bir can pazarı yaşanmaya başladı. Parçalanmış bedenler arasında yararıların çığlıkları yükseliyordu.



Cehennem anlarında genç bir kadın çevredekiler tarafından ilk gelen ambulanslardan birine konulup hastaneye gönderildi.

Ama ne çektiği acı, ne yaşadığı şok umrunda değildi.Yanındaki küçük çocuğundan başka birşeyi düşünemiyordu.

Sedyede acı içinde kıvranırken, kızının kaybolmaması için kucağından indirmiyordu. Bir elinde cep telefonu tanıdıklarına haber verip hastaneye gelmelerini isterken, öbür eli ile çocuğunu sımsıkı tutuyordu.

Bomba 12 yaşındaki Şeyma'yı balkonda vurdu

Güngören Menderes Çıkmazı Sokak'ta dün akşam meydana gelen bombalı saldırılarda 12 yaşındaki Şeyma Özkan'ın, 4. kattaki evinin balkonunda ağır yaralanarak yaşamını yitirdiği öğrenildi.



Alınan bilgiye göre, aynı sokak üzerindeki binanın 4. katında oturan 12 yaşındaki Şeyma Özkan ile annesi Selma Özkan ve işportacılık yapan babası Aydın Özkan, ilk patlamanın ardından ne olduğunu merak ederek evlerinin balkonuna çıktı.

Aile olayın ne olduğunu anlamaya çalışırken kısa süre sonra ikinci patlama oldu. Bu patlamada kalbinden yaralanan ilköğretim okulu öğrencisi Şeyma Özkan, aniden yere yığıldı.

Ailesi tarafından Özel İlgi Hastanesi'ne kaldırılan çocuk, burada yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Özkan'ın cenazesi daha sonra Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Çocuğun yakınlarının otopsi işlemlerinin tamamlanarak cenazelerini teslim alabilmek amacıyla Adli Tıp Kurumu'nda bekledikleri ifade edildi.



Bir yıl sonra emekli olacaktı

Hain saldırıda hayatını kaybeden 51 yaşındaki Halit Öge ilk patlamadan sonra koşarak yardıma gitti. Halit Öge Bahçelievler Eşref Bitlis İlköğretim Okulu'nda beden eğitimi öğretmeniydi. Bir yıl sonra emekli olacaktı.


Görgü tanıkları patlamayı anlattı

Görgü tanıklarından öğretmen Ramazan Ekici,
saat 21.45 sıralarında olay yerine yakın olan evinin balkonunda oturduğunu, bu sırada büyük bir gürültü duyduğunu, Menderes Caddesi'ndeki insanların patlamanın olduğu telefon kulübelerine doğru koştuğunu, yaklaşık 8-10 dakika sonra da daha şiddetli bir patlama
duyduğunu anlattı.

Ekici, ilk patlamanın ardından insanların merak duyarak olay yerine gitmeleri nedeniyle ikinci patlamada çok sayıda insanın zarar gördüğünü ifade etti.



Son patlamanın, olay yerine yaklaşık 20-30 metre uzaklıkta gerçekleştiğini anlatan Ekici, bu caddenin trafiğe kapalı olması ve insanların yürüyüş yapması nedeniyle oldukça kalabalık olduğunu kaydetti.

Görgü tanıklarından Mustafa Yaşar da patlamanın olduğu caddede esnaflık yaptığını belirterek, bu caddede özellikle akşam saatlerinde çok sayıda
insanın yürüyüş yaptığını, ilk patlamanın ardından insanların olay yerine meraklarından dolayı gittiklerini, bu sırada da daha şiddetli
olan ikinci patlamanın meydana geldiğini bildirdi.

Ali Ergin de iş yerinde otururken korkunç bir patlama duyduğunu, insanların o anda patlama yerine doğru ilerlediğini, yaklaşık 10 dakika
sonra da daha büyük bir patlama gerçekleştiğini anlattı.



1967 Trabzonsporlular Derneği Başkanı Alaattin Hatayoğlu ise olayın olduğu Menderes Caddesi üzerindeki dernekte bir gazetecinin kendisiyle
futbol üzerine röportaj yaptığını, bu sırada bir patlama duyduğunu dile getirdi. Hatayoğlu, cama çıkıp baktığında ilk başta 8-10 kişinin yerde
yattığını ifade etti.

Bu caddenin civarda insanların özellikle akşam saatlerinde aileleriyle birlikte vakit geçirmek için geldikleri sosyal bir alan olduğunu anlatan
Hayatoğlu, şunları kaydetti:

"İlk patlamadan sonra millet oraya topluca gitti. Aşırı bir kalabalık toplandı. Belki de binin üzerinde insan vardı. 5-10 dakika kadar sonra ikinci bir patlama oldu. İkinci patlama ilkinden daha kuvvetliydi.




Bulunduğumuz bina dahi sallandı. 30-40 metre uzaklıktaki insanların dahi yaralandığını gördüm." Yaralılardan kol, bacak gibi uzuvların koptuğunu dile getiren Hatayoğlu, "Korkunç bir olaydı. Yaralananlar içinde arkadaşlarımız da vardı.


Bombanın cinsi de PKK diyor

 
İstanbul Güngören'de 17 kişinin hayatını kaybettiği ve 109 kişinin de yaralandığı patlamalarda kullanılan bombanın türünün RDX olması dikkatleri terör örgütü PKK'ya çevirdi. Geçen yıl Ankara Anafartalar Çarşısı'ndaki saldırıda kullanılan bombanın türü de RDX olarak açıklanmıştı.

ANAFARTALARDA DA RDX VARDI

RDX (Trimetilentrinitriamin) Hekzogen, siklonit, T4 Trimetilentrinitriamin isimleri ile bilinen RDX beyaz renkde ateşleme hızı 8750 m/sn ve parçalama etkisi yüksek bir patlayıcıdır. Bazı infilaklı kapsüllerde, kapsüllerin çoğunda ana madde ve karışım halinde askeri amaçla kullanılır. Terör örgütü PKK'nın RDX tipi plastik patlayıcıyı daha önce Diyarbakır ve Van'daki eylemlerinde de kullandığı belirtiliyor.

VALİ'YE YAPILAN SALDIRIDA DA KULLANILMIŞTI

Terör örgütü PKK, A-4 ile C-4 patlayıcılarının yanısıra RDX tipi plastik patlayıcıyı da kullanıyor. Daha çok gizli servisler tarafından kullanıldığı belirtilen RDX tipi plastik patlayıcıyı, terör örgütü daha önceleri birçok olayda kullandı. 2004 yılında Van'ın eski Valisi Hikmet Tan'a yönelik yapılan bombalı saldırıda da terör örgütü RDX-C-4 patlayıcısını kullanmıştı.

DÜZENEKLER AYNI

Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Laboratuvarı'ndan gelen raporlarda, patlamada kullanılan bombanın daha önce terör örgütünün Batman-Beşiri, Şırnak, Hakkari-Çukurca ve Yüksekova, Doğubeyazıt, Diyarbakır gibi illerde yaptığı eylemlerde kullandığı uzaktan kumandalı bomba düzenekleri ile aynı olduğu tespit edilmişti. Saldırıda RDX - C-4 tipi 8 ile 10 kilogram bomba kullanılmış, düzenekleri ise Amonyum Nitrat Tetri, PVC plastikten olduğu tespit edilmişti.

PKK, bombalarında 'RDX' içerikli A-4 plastik patlayıcı kullanıyor. Bombanın patlatılmasında ise UHF/ VHF dalga boyunda çalışan FT-411 Yaesu, Kenwood, Aselsan Kobra, Technova marka el telsizleri ile Motorola marka 'walky-talky' tipi telsiz cihazları kullanıyor.

RDX'İN ÖZELLİKLERİ


Gerçek adı cyclotrimethylene-trinitramine olup saf rdx 204 derecede erir ve 1.816 g/cm³ yoğunluktadır. Daha yüksek yoğunlukta döküm ya da presleme ile elde edilebilir. Diğer patlayıcılarla bir miktarda kombinasyon halinde kullanılabilir. Higroskopik değildir ve suda çok az çözünür. Saf halde ıslak olarak yüklenebilir. Patlama hızı 27500 ft/s dir. Yalnız kullanımında zehirli özellik gösterebilmesi ve çabuk reaksyona girmesi sebebiyle genelde katışık olarak kullanılır.